GEZİ YAZILARI

Büyük Makedonya!

“Ezan sesine çan seslerinin karıştığı, Arnavut’un, Türk’ün, Makedon’un, Yunan’ın, Bulgar’ın, Ibıh’ın –pardon Ibıh olmadı! Ibıh’ı çıkartalım, yerine Ulahı koyalım– evet Ulah’ın kolkola girip Taşköprü üzerinde halay çektiği; dillerin, renklerin ve daha bir çok şeyin birbirine karıştığı…. vs. vs.” gibi sözlerle yazıya başlamak güzel olabilirdi.

Ama durum öyle değil! Ayrıca ezan sesine çan sesinin karışmasını istemem.

Makedonya’nın nüfusu, heykelleri de sayarsak 2 milyon civarında. Bunun % 64’ünü Makedonlar, % 25’ini Arnavutlar, % 4’ünü Türkler, geri kalanını da Sırp, Roman, Boşnak ve Ulah gibi halklar oluşturuyor.

İnsan o gökdelen heykelleri görünce bu kadar küçük, etnik olarak bu kadar karışık bir ülkenin böylesine büyük hayallere kapılmasına hayret ediyor. Ne var ki insanların ya da toplumların hayal kurmalarını engelleyecek bir araç yok elimizde.

Hayallere kaynaklık eden Büyük İskender’in boyunun -yaygın bir söylentiye göre- 150 santim olduğunu biliyor muydunuz? İskender’in boyu, onun dünyayı ele geçirmesine engel olmadığına göre, Makedonlar da muhtemelen ülkelerinin küçüklüğünü yeniden dünya hâkimiyetleri için bir engel olarak görmüyorlardır.

İskender’in kısa ya da en azından orta boylu olduğu yönünde genel bir kabulün olduğunu söyledik ama ilginçtir “Makedonya” sözcüğünün etimolojisini araştırdığımızda bunun Yunanca μακεδος (makedos) sözcüğünden geldiğini ve “uzun”, “boylu, poslu” gibi anlamlara sahip olduğunu görüyoruz. Gerçekten, Makedonya’da bulunduğumuz süre boyunca sokakta gördüğümüz, tanışma imkanı bulduğumuz insanların Makedon, Arnavut ya da Türk farketmez, hepsinin boylu, poslu insanlar olmaları dikkatimizi çekmişti.

Her neyse! Boy-pos meselesi bizi bir yere götürmez sevgili okur. Bu, sadece Yunanlıların tezlerine katkı sağlar. Biliyorsunuz Yunanlılar pek öyle uzun boylu sayılmazlar. Bu yüzden İskender’in kısa boylu olmasına en çok Yunanlılar sevinmiştir. Çünkü, onlar için Büyük İskender’in ırksal kökeni hayati öneme sahip bir sorundur. İsterlerse bu tartışmada İskender’in makedonlar gibi slav kökenli olmadığını, Helen soyundan geldiğini kanıtlamak için boy meselesini bir argüman olarak kullanabilirler. Aristo’nun öğrettiği gibi “Yunanlılar kısa boyludur; İskender de kısa boyludur; öyleyse İskender Yunanlıdır.”

Biz konumuza, yani şu “büyük hayaller” meselesine dönelim.

Aslında Balkanlar’da “büyük” hayallere sahip olmak sadece Makedonya’ya özgü bir durum değil. Sırbistan, Yunanistan, Arnavutluk, Hırvatistan, Bulgaristan, bu devletçiklerin hepsi isimlerinin başında “Büyük” sıfatını görecekleri günlerin hayaliyle yaşıyorlar. O günlerin geleceği hayli kuşkulu olmakla birlikte, bu küçük ülkelerin bir kaç yüzyıldır çektikleri ve birbirlerine çektirdikleri muazzam acıların temelinde bu “büyüklük sendromunun” yattığını söyleyebiliriz. Bu olguya bir konuşmasıyla, hem Balkanlar hem de Orta Doğu bağlamında ilk kez dikkatimizi çeken Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı Sezai Karakoç olmuştur.

Herbir Balkan devletinin büyüklük hayali ve bunun karşı tarafta yarattığı endişeler ve kuruntular irili ufaklı pek çok soruna neden olmaya devam etmektedir. Örneğin, Yunanistan’ın muhalefeti yüzünden zavallı Makedonya’nın halâ doğru dürüst bir ismi yoktur! Kendi sınırları içindeki bir bölgenin Makedonya ismini taşıması yüzünden itiraz eden Yunanistan’ı Birleşmiş Milletler haklı bulmuş ve ancak zorlama bir isimle (Former Yugoslav Republic of Macedonia) Makedonya BM’e üye olarak kabul edilebilmiştir. Makedonya’nın Avrupa Birliğine üye olabilmesi için de Yunanlılar tarafından önlerine konan isim engelini aşması gerekiyor. Geçenlerde iki devletin hükümetlerinin isim konusunda bir orta yol buldukları haberi çıkmıştı. Ancak, bunun haberi dahi iki ülkenin kamu oyunda infiale neden oldu. Özellikle Yunanistan’da büyük protesto gösterileri yapıldı.

“Büyüklük sendromunun” temelinde milliyetçilik anlayışı yatmaktadır. Yanlış anlaşılmasın, “büyük” olmaya karşı değilim. Balkanların da büyük bir yapı içerisinde birleşmesini isterim. Ancak, bu büyük birleşmeyi milliyetçilikle sağlamanın mümkün olmadığı apaçık ortadadır.

Sezai Karakoç’un da vurguladığı gibi Avrupa’da birleştirici bir fonksiyon gören milliyetçilik Orta Doğu ve Balkanlar’da ayrışmayı körüklemiştir yakın tarih boyunca. Gerçekten Alman, İtalyan, Fransız vb. siyasal birliklerin sağlanmasında milliyetçiliğin olumlu katkısı olmuştur. Buna karşılık sözcüğün bütün anlamlarıyla büyük bir devlet olan Devlet-i Âliyye, yani Yüce Devlet, yani Osmanlı Devleti milliyetçilik yüzünden paramparça olmuştur.

Tamam! Bizi karmaşık bir meseleyi tek nedene indirgemekle suçlayacaklar için cümleyi yeniden kuruyoruz: Milliyetçilik akımları parçalanma sürecini hızlandırmıştır.

Sonuçta bu parçalanma Orta Doğu’ya bir mutluluk getirmediği gibi Balkanlara da acıdan başka bir şey getirmemiştir. Bana göre Balkanlar da bir çeşit Orta Doğu’dur bugün. Her iki coğrafyanın ortak sorunu Osmanlının çöküşünden sonra oluşan boşluğun doldurulamamış olmasıdır.

Osmanlı zamanında hakim olan uygarlık ikliminin Balkanlarda nisbeten mutlu bir hayatın yaşanmasını mümkün kıldığını söyleyebiliriz. Uygarlığımızın farklı ırkları, farklı dilleri maddi-manevi köprülerle birbirine bağlayan birleştirici özelliği hiç de fena denemeyecek bir hayat sunmuştur bölge insanlarına. Aradığınız mutlak bir mutluluk ise, o tabii ancak cennette olabilir!

Uygarlığımızın birleştirici özelliği çoğu zaman bir yanılsamaya düşmemize neden oluyor. Kendimize ait bu özelliği Batılılara atfediyor ve Batı Uygarlığının köklerindeki ayırımcılığı göz ardı ediyoruz. Batı Uygarlığı aslında içine kapalı bir uygarlıktır. İslâm uygarlığı ise ucu açık bir uygarlıktır. İspanya’da, Sicilya’da, Orta Avrupa’da, Balkanlarda, Kuzey steplerinde, Afrika’da, Hint’te ve Uzak Doğu’da bu özelliğini tarihsel olarak kanıtlayan siteler, devletler, topluluklar oluşturmuştur uygarlığımız. Gelecekte de bunu başaracaktır hiç kuşkusuz.

Balkanlar için Avrupa Birliğinin ne derecede umut olabileceğini Bosna’nın başına gelenlere bakarak tahmin edebilirsiniz. Tabii gelecekte AB diye bir birlik olacak mı? Bu da ayrı bir soru.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s