Sabit Yazı

Anadolu Üniversitesini Kim Kurdu?

Devlet kurdu. Sorunun en basit ve yalın cevabı budur. Devlet üniversitelerini devlet kurar. Özel üniversiteleri şahıslar kurar. Devlet üniversitelerinin kurulması sırasında bazı kişilerin daha fazla emeği geçer elbette. Kuruluş aşamasının zorluklarıyla uğraşan bu kişileri de saygıyla hatırlarız her zaman. Eskişehir’de yüksek öğretimin temeline ilk harcı koyan Orhan Oğuz’un, üniversitenin gelişmesinde önemli bir rol oynayan Yılmaz Büyükerşen’in emekleri her zaman takdir edilmiştir. Ancak, üniversiteyi kim kurdu … Okumaya devam et Anadolu Üniversitesini Kim Kurdu?

Sabit Yazı

Hîle-i Akademiyye

Bu yazının başlığı şöyle olabilirdi: “Yükseköğretim Sisteminde Rol Alan Aktörlerin Davranışsal Sorunlarına Bilim Etiği Ve ‘İnsan Olan Bunu Yapar mı’ Bağlamında Bir Yaklaşım Denemesi: Türkiye, İtalya ve Moritanya İçin Karşılaştırmalı Bir Analiz”. Tabii başlığı böyle olan bir makaleyi ben burada yayınlamaz, hakemli bir dergiye gönderirdim. Emin olun yayınlanırdı. Karşılığında akademik puan ve para alırdım. Parayı yayıncı değil Devlet öderdi. İstersem İngilizce, biraz zorlanarak İtalyanca veya … Okumaya devam et Hîle-i Akademiyye

Sabit Yazı

“Alçaklığın Evrensel Tarihi”

Başlık Jorge Luis Borges’nin bir kitabına ait. Bazı kitaplar böyledir. Kapaktaki isim bir mıknatıs gibi sizi kendine çeker. Öylesine kışkırtıcı öylesine karşı konulmazdırlar. Daha kapağını açmadan zincirleme bir reaksiyona neden olurlar zihin dünyamızda. Çağrışım yeni bir çağrışımı tetikler. Bir sağanak gelir, bulutlar yarılır, güneşler parıldar! Kabul ediyorum. Son cümle fazla oldu. Eskiler “sözün şehvetine kapılmamalı” derler. Sözün şehveti sanıldığının aksine “belden aşağı vurmak” ya da “belden aşağı … Okumaya devam et “Alçaklığın Evrensel Tarihi”

Sabit Yazı

Bölünme Meselesi

Anadolu Üniversitesinin bölünmesinden söz ediyorum. Biliyorsunuz Mayıs ayında çıkarılan bir kanunla Anadolu Üniversitesi bölünerek Eskişehir Teknik Üniversitesi adıyla yeni (!) bir üniversite kuruldu. Böylece siyasiler Eskişehir’e vâdettikleri üçüncü üniversite sözünü yerine getirmiş oldular. Görünüşte de olsa söz tutuldu. Anadolu Üniversitesi bölünme tecrübesini ilk kez yaşamıyor. Ancak, bu sefer başına gelen diğerlerinden hayli farklı. Bölünmenin getireceği sorunların daha uzun bir süre her iki üniversiteyi meşgul etmesi … Okumaya devam et Bölünme Meselesi

Sabit Yazı

Bir İntihal Hikâyesi

Aslında doktora yapmasına gerek yoktu. Harp Okulunu bitirmişti. Hemen ardından Hukuk Fakültesine kaydolmuş, subay olarak görev yaparken oradan da diploma alma fırsatını yakalamıştı. Etkili bir çevresi vardı. Siyasi konjonktür onun durumundaki insanlar için her bakımdan uygundu. Genç denebilecek yaşta bir yargıcın gelebileceği yüksek mevkilere gelmişti. Önce, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ardından Uyuşmazlık Mahkemesi üyeliğine seçilmişti. Daha da yükselecekti! Yüksek Mahkemelerin en yükseği sayılan Anayasa Mahkemesi … Okumaya devam et Bir İntihal Hikâyesi

Sabit Yazı

Akademik Gelenekler

  Gelenek, ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinemeyen, eskiden beri uygulana gelen ve genellikle iyi bir şey olarak kabul gören her türlü âdet, alışkanlık, davranış biçimi ve kültürel değerler için kullandığımız bir sözcüktür. Üniversitelerin de köklü geleneklere sahip olması arzu edilen bir şeydir. Köksüz olmayı kim arzu eder ki? Ancak, arzu etmek başka şeydir, olgusal gerçeklik başka şey. Daha dün kurulmuş bir üniversitenin tanıtım … Okumaya devam et Akademik Gelenekler

Caduceus

“Kadüse” diye okuyabilirsiniz. Türkçe’deki ismi böyleymiş. Yunan mitolojisine göre Hermes’in (Romalı Merkür’ün) asasına verilen isim. Şu halde asanın sahibi Hermes’i biraz yakından tanımakta fayda var: Hermes, Zeus ve Maia’nın oğlu, Apollon’un  üvey kardeşi, Furinas’ın bacanağı, Fraude’nin kuzeni olan bir yunan tanrısı! Tanrılar arasında haber taşıma, ölülere yeraltı yolculuklarında rehberlik yapma, çatışan taraflar arasında uzlaşma sağlama gibi görevleri var Hermes’in. Bir  Olimpos tanrısı olan Hermes, aynı zamanda … Okumaya devam et Caduceus