Sabit Yazı

“İstanbul’un Mevsimleri ve Sanatlarımız”

Çok seyrek de olsa burada başka eserlerden yapılmış alıntılara yer veriyorum. Geçenlerde Tanpınar’ın gazete ve dergilerde yayınlanmış yazılarının bir araya getirildiği “Yaşadığım Gibi” isimli kitabı okurken, kendimi “İstanbul’un Mevsimleri ve Sanatlarımız” başlıklı yazısının neredeyse her satırının altını çizerken buldum. İlk defa 1953 yılında İstanbul isimli dergide yayımlanmış bu yazı. Tanpınar ve İstanbul denilince doğal olarak meşhur “Beş Şehir” kitabı akla gelir. Buradaki ayrı bir  yazı ! Ben … Okumaya devam et “İstanbul’un Mevsimleri ve Sanatlarımız”

Sabit Yazı

Anadolu Üniversitesini Kim Kurdu?

Devlet kurdu. Sorunun en basit ve yalın cevabı budur. Devlet üniversitelerini devlet kurar. Özel üniversiteleri şahıslar kurar. Devlet üniversitelerinin kurulması sırasında bazı kişilerin daha fazla emeği geçer elbette. Kuruluş aşamasının zorluklarıyla uğraşan bu kişileri de saygıyla hatırlarız her zaman. Eskişehir’de yüksek öğretimin temeline ilk harcı koyan Orhan Oğuz’un, üniversitenin gelişmesinde önemli bir rol oynayan Yılmaz Büyükerşen’in emekleri her zaman takdir edilmiştir. Ancak, üniversiteyi kim kurdu … Okumaya devam et Anadolu Üniversitesini Kim Kurdu?

Sabit Yazı

Hîle-i Akademiyye

Bu yazının başlığı şöyle olabilirdi: “Yükseköğretim Sisteminde Rol Alan Aktörlerin Davranışsal Sorunlarına Bilim Etiği Ve ‘İnsan Olan Bunu Yapar mı’ Bağlamında Bir Yaklaşım Denemesi: Türkiye, İtalya ve Moritanya İçin Karşılaştırmalı Bir Analiz”. Tabii başlığı böyle olan bir makaleyi ben burada yayınlamaz, hakemli bir dergiye gönderirdim. Emin olun yayınlanırdı. Karşılığında akademik puan ve para alırdım. Parayı yayıncı değil Devlet öderdi. İstersem İngilizce, biraz zorlanarak İtalyanca veya … Okumaya devam et Hîle-i Akademiyye

Sabit Yazı

“Alçaklığın Evrensel Tarihi”

Başlık Jorge Luis Borges’nin bir kitabına ait. Bazı kitaplar böyledir. Kapaktaki isim bir mıknatıs gibi sizi kendine çeker. Öylesine kışkırtıcı öylesine karşı konulmazdırlar. Daha kapağını açmadan zincirleme bir reaksiyona neden olurlar zihin dünyamızda. Çağrışım yeni bir çağrışımı tetikler. Bir sağanak gelir, bulutlar yarılır, güneşler parıldar! Kabul ediyorum. Son cümle fazla oldu. Eskiler “sözün şehvetine kapılmamalı” derler. Sözün şehveti sanıldığının aksine “belden aşağı vurmak” ya da “belden aşağı … Okumaya devam et “Alçaklığın Evrensel Tarihi”

Sabit Yazı

1913 Yılında Eskişehir

Eski seyahatnameleri sevdiğimi söylemiştim. Fırsat buldukça okumaya çalışıyorum. Bugünlerde, Tarih Vakfı Yurt Yayınları arasında çıkan “Anadolu 1913” isimli kitabı elimden düşürmüyorum. Çünkü daha ilk sayfalarda yazar 1913 yılının Eskişehir’inden bahsediyordu. Kitabın yazarı Béla Horváth. Macar bir araştırmacı diyebiliriz. Temkinli bir ifade kullanmamın nedeni yazar hakkında internette doyurucu bir bilgiye ulaşamamış olmam. Doyurucu olmak şöyle dursun, hiçbir bilgiye ulaşamadım desem yeridir. Bu devirde Macar da olsa kitap … Okumaya devam et 1913 Yılında Eskişehir

Sabit Yazı

OMM! Lotus Çiçeğinin İçindeki Mücevher

Odunpazarı Modern Sanat Müzesine ilişkin projeyi ilk duyduğumda hayal kırıklığı, endişe ve merak duyguları içinde kalmıştım. Hayal kırıklığının sebebi proje yeri olarak Odunpazarı’nın seçilmiş olmasıydı. Böyle bir müze için benim hayalimdeki yer Atatürk Stadyumu’nun bulunduğu alandı. Bu hayalimi 2013 yılında yazdığım “Şehir Meydanı ve Üniversite” başlıklı yazımda ifade etmeye çalışmıştım. Merak edenler yazının linkine tıklayabilirler. Endişemin sebebi de aynıydı. Odunpazarı’nın tarihi ve mimari dokusuyla modern … Okumaya devam et OMM! Lotus Çiçeğinin İçindeki Mücevher

Sabit Yazı

Hannover İzlenimleri

Yaz bitti! Sonbaharı Hannover’de karşıladık. Hannover izlenimlerimi yazmak gibi bir düşüncem yoktu aslında. Almanya’nın “sıkıcı” bir ülke olduğu konusunda genel bir ön yargı vardır. İşin garibi Almanlar da bunu itiraf ediyorlar. Daha geçenlerde Lufthansa’nın CEO’sunun ağzından şöyle bir söz çıktı: In the end, we are boring. We are German; we like to be boring! Tabii o bunu Almanca söylemiştir. “Nihayetinde biz sıkıcıyız. Biz Almanız; sıkıcı … Okumaya devam et Hannover İzlenimleri