Sabit Yazı

Rüyalarında Bile Yürümeyen Adam ile Bir Diğer Adam

Adı, Mesud. Doğuştan engelli; yürüyemiyor. Tekerlekli sandalyeye mahkûm birine Mesud isminin verilmesindeki trajik duruma dikkatinizi çekecek falan değilim. Çünkü, böyle bir durum yok! “Tekerlekli sandalyeye mahkûm” klişesi Mesud için zaten çok fazla. Bir kumanda çubuğu ile idare ettiği akülü arabası üzerinde hiç de bir mahkûm gibi durmuyor. Sağlam, güvenilir bir duruşa sahip. Kesinlikle ezik biri değil. Çevik hareketlerle, ustaca kullandığı aracına sözünü geçiriyor. Aracı ona … Okumaya devam et Rüyalarında Bile Yürümeyen Adam ile Bir Diğer Adam

“Sabri Hoca”

  Hep merak etmişimdir: Acaba başka kültürlerde de “hocam” hitabı bizdeki anlam zenginliğine sahip midir? Ben ‘hocam’ seslenişinin dünyanın hiçbir yerinde bizdeki anlam ve duygu zenginliğini yansıtmadığına inanırım. Belki uzak doğu kültürleri bu genel yargının bir istisnası olarak gösterilebilir. Bu hitap tarzında derin ve içtenlikli bir saygının izleri hissedilir. Hiç kuşkusuz, pek çok şey gibi hocalara açılan bu peşin kredi uygarlığımızın bir verimidir. Genellikle uygarlığımızın … Okumaya devam et “Sabri Hoca”