Sabit Yazı

Anadolu Üniversitesini Kim Kurdu?

Devlet kurdu. Sorunun en basit ve yalın cevabı budur. Devlet üniversitelerini devlet kurar. Özel üniversiteleri şahıslar kurar. Devlet üniversitelerinin kurulması sırasında bazı kişilerin daha fazla emeği geçer elbette. Kuruluş aşamasının zorluklarıyla uğraşan bu kişileri de saygıyla hatırlarız her zaman. Eskişehir’de yüksek öğretimin temeline ilk harcı koyan Orhan Oğuz’un, üniversitenin gelişmesinde önemli bir rol oynayan Yılmaz Büyükerşen’in emekleri her zaman takdir edilmiştir. Ancak, üniversiteyi kim kurdu … Okumaya devam et Anadolu Üniversitesini Kim Kurdu?

Sabit Yazı

OMM! Lotus Çiçeğinin İçindeki Mücevher

Odunpazarı Modern Sanat Müzesine ilişkin projeyi ilk duyduğumda hayal kırıklığı, endişe ve merak duyguları içinde kalmıştım. Hayal kırıklığının sebebi proje yeri olarak Odunpazarı’nın seçilmiş olmasıydı. Böyle bir müze için benim hayalimdeki yer Atatürk Stadyumu’nun bulunduğu alandı. Bu hayalimi 2013 yılında yazdığım “Şehir Meydanı ve Üniversite” başlıklı yazımda ifade etmeye çalışmıştım. Merak edenler yazının linkine tıklayabilirler. Endişemin sebebi de aynıydı. Odunpazarı’nın tarihi ve mimari dokusuyla modern … Okumaya devam et OMM! Lotus Çiçeğinin İçindeki Mücevher

Sabit Yazı

Rüyalarında Bile Yürümeyen Adam ile Bir Diğer Adam

Adı, Mesud. Doğuştan engelli; yürüyemiyor. Tekerlekli sandalyeye mahkûm birine Mesud isminin verilmesindeki trajik duruma dikkatinizi çekecek falan değilim. Çünkü, böyle bir durum yok! “Tekerlekli sandalyeye mahkûm” klişesi Mesud için zaten çok fazla. Bir kumanda çubuğu ile idare ettiği akülü arabası üzerinde hiç de bir mahkûm gibi durmuyor. Sağlam, güvenilir bir duruşa sahip. Kesinlikle ezik biri değil. Çevik hareketlerle, ustaca kullandığı aracına sözünü geçiriyor. Aracı ona … Okumaya devam et Rüyalarında Bile Yürümeyen Adam ile Bir Diğer Adam

Sabit Yazı

Acıklı Bir Opera İçin Libretto

Tramvay neden dosdoğru otobüs terminaline gitmez de bütün Eskişehir’i harmanlar?🤔 Bir Alman yüzünden! Yıllar yıllar önce Çimento Fabrikasında çalışan bir Alman mühendis yüzünden. Sene 1957. Eskişehir Çimento Fabrikası yeni kurulmuş. Üretim başlamış fakat resmi açılışı henüz yapılmamıştır. O yıllarda “incecik ve gencecik” bir gazete muhabirine Çimento Fabrikasının kalite kontrol işlerini yapan sözünü ettiğimiz Alman mühendisin imzasını taşıyan bir rapor ulaşır. Raporda henüz deneme üretimi yapan … Okumaya devam et Acıklı Bir Opera İçin Libretto

Sabit Yazı

Sıcaksular

Sıcaksular, biz erkek çocukları için “Teksas-Tommiks” demekti 60’lı yıllarda. İtalyanlar tarafından çizildiğini sonradan öğrendiğimiz çizgi romanlara o zamanlar böyle derdik. Kağıt mendile “selpak” denir ya, onun gibi. Ucuz kağıda basılmış, kapakları renkli-resimli, içi siyah-beyaz çizgi romanlardı bunlar. Görünüşte böyleydi ama, bu ucuz romanları elimize aldığımızda hayal dünyamız ardı ardına patlayan rengârenk havai fişeklerin etkisinde kalmış gibi olurdu. O siyah-beyaz kareleri hayal gücümüzle renklendirirdik. Her gün … Okumaya devam et Sıcaksular

Sabit Yazı

Hamamyolu Faciası Başımıza Neden Geldi?

“Ne faciası!” diye tepki verdiyseniz, işte tam da bu yüzden bir faciadır Hamamyolu’na yapılan gudûbet inşaat. Evet, Hamamyolu’na yapılanı “facia” sözcüğüyle ifade edebiliriz. Bunun abartılmış bir niteleme olmadığını belirtmek isterim. Birazdan gerekçeleriyle açıklamaya çalışacağım. Ama önce Eskişehir dışından bizi izleyenlere ve Eskişehir’li gençlere Hamamyolu hakkında bir kaç şey söylemek isterim. Hamamyolu, Eskişehir’in merkezindeki bir caddeye halk tarafından verilen isimdir. Resmi adı da öyle midir, doğrusu … Okumaya devam et Hamamyolu Faciası Başımıza Neden Geldi?

Sabit Yazı

Seni Sevmiyorum 💔 Eskişehir !

Kendini bir Avrupa şehri sanıyorsun. Sen bir Avrupa şehri değilsin. Sen bir Anadolu şehrisin. Bu gerçeği kabul etmelisin. Avrupa şehri “gibi” de değilsin. Şu halinle göze hoş gelen bir karikatürsün. Çocuklar için tasarlanmış yarım yamalak bir Disneyland’sın. Bunları bir şaka olsun, gönüller şenlensin diye yapıyorum diyebilirsin! Ama sen, Eskişehir, bu işi ciddiye alıyorsun! Avrupa ve şehirleri konusunda sağlam bir fikrin yok Eskişehir. Sen hiç Venedik’e … Okumaya devam et Seni Sevmiyorum 💔 Eskişehir !

Sabit Yazı

Eskişehir Seni ❤️ Seviyorum!

Çünkü, “Eski” şehirleri severim. Sadece ismin yeter seni sevmem için. Bir şehrin içinden nehir geçiyorsa sevgim katmerlenir. Senin tam ortandan Porsuk, üstünden Sakarya, altından Sakarya, sağından gene Sakarya geçiyor. “Sakarya Türküsü” şiiri senin için yazılmış olmasın? Coğrafya ufkumun geniş olmasını sağladığın için severim seni. Klasik “Türkiye’nin Coğrafi Bölgeleri” ayırımını aşmışsın. Bir bölgeye değil, bütün bölgelere aitsin. Kuzeye doğru bir adım attığımda Karadeniz’deyim; Güneye biraz yürüdüğümde … Okumaya devam et Eskişehir Seni ❤️ Seviyorum!

Sabit Yazı

Eskişehir’in Issız Köyleri, Sorkun Çömlekleri, Gürleyik Suları

Cuma günleri Eskişehir civarındaki köy ve kasabaları dolaşıyoruz. Bu gezileri bir çeşit   alışkanlık haline getirdik. “Bahânesiz dost köyüne varılmaz” demiş Karacaoğlan. Bizim bahanemiz de cuma namazları oldu. Bu ıssız köy ve kasabalara gitmek için bir bahane aranıyor gerçekten. Yoksa durduk yerde kim gider Uyuzhamam köyüne ya da Dodurga’ya ya da Kocakaymaz’a. Cuma bizi her hafta yeni bir bahane aramaktan da kurtarıyor ayrıca. Yani, bu … Okumaya devam et Eskişehir’in Issız Köyleri, Sorkun Çömlekleri, Gürleyik Suları

Sabit Yazı

Şehir Müzesine Doğru Önemli Bir Adım: ETO Ticaret ve Sanayi Müzesi ve Ötesi

Eskişehir Ticaret Odası’nın girişimiyle şehrimizde güzel bir müze daha açıldı. Öncelikle ETO Başkanı Sayın Metin Güler’i bu girişiminden dolayı içtenlikle kutlar ve bir Eskişehirli olarak kendilerine teşekkür etmek isterim. Böyle bir projeye karar vermek kadar projeyi hayata geçirmek de kuşkusuz çok önemli ve yorucu bir iştir. Projeyi hayata geçiren ekibin başında bulunan Prof. Dr. Erol İpekli ve arkadaşlarını da tebrik ederim. Gerçekten çok iyi iş … Okumaya devam et Şehir Müzesine Doğru Önemli Bir Adım: ETO Ticaret ve Sanayi Müzesi ve Ötesi

Sabit Yazı

Şehir ve Tabiat

Amerikalı antropolog Ernest Becker’a göre, insanoğlu tabiattan kaçmak ve tabiatı aşmak için kültürü yaratmıştır. Becker’ın düşüncesini dayandırdığı temel ilkelerden biridir bu inanış. Ancak, yine bu düşünür insanın tabiattan kaçmak için yaptığı her girişimin sonuçta yine tabiatın bir yansıması olduğunu söyler. Becker’a göre bu bir paradokstur. Örneğin, gökdelenler insan yapımı dağlardan başka birşey değildir. Caddeler nehirleri simgeler. Bahçeler, dünyevi bir cennetin tezahürüdür. Hatta şehrin bizzat kendisi, … Okumaya devam et Şehir ve Tabiat

Sabit Yazı

“Eskişehir İstanbul’dan Rol Çalıyor”

Bugünlerde bir seyahat dergisinin reklâmlarında sıkça duyuyoruz bu sözü. Olumlu anlamda kullanılıyordur hiç kuşkusuz. Sonuçta bir reklâmda geçiyor bu söz. Aslına bakarsanız “şehir”, öyküleme ve sinema sanatında her zaman önemli bir sembolik unsur olma işlevi görmüştür. Yalnızca sanat ve edebiyat alanında değil, tarihi ve sosyolojik süreçlerde de önemli roller üstlenir şehirler. Bazen, diğer şehirlerden rol çaldıkları da olur. Ülkemizde gözümüzün önünde politik bir çadır tiyatrosu sahneleniyor. … Okumaya devam et “Eskişehir İstanbul’dan Rol Çalıyor”

Sabit Yazı

Elveda Hamamyolu, Unwelcome Urban Deck!

Hamamyolu sizlere ömür sayın seyirciler! Yerine konulmaya çalışılan şeye ise “hoşgeldin” diyemeyeceğim. Alâaddin ve Yediler Parkları, şehrimizin merkezinde bulunan iki önemli (başka da yok zaten) yeşil alandır. Bunlar şehrimize sonradan kazandırılan yerler değillerdir. Tarih boyunca (1000-bin- yıldan sözediyoruz) şehrimizle birlikte var olmuş ve belleğimizde yer etmiş mekânlardır buralar. Özel bir duyarlılık göstermemiz gereken bu alanlar, maalesef son 50 yılda korkunç bir hoyratlığın kurbanı olmuştur. Sözde hizmet … Okumaya devam et Elveda Hamamyolu, Unwelcome Urban Deck!

Sabit Yazı

Şehrin Azizleri

“Eskişehir’in Kahramanları” da diyebilirdik ama azizler demekte de bir yanlışlık yok. Evet! Her şehrin bir azizi vardır. Bazı şehirler ise aziz insanlar açısından çok daha zengindir. Eskişehir de bu şanslı şehirlerdendir. Hayatı maddi ve manevi yönüyle insanlığa örnek olabilecek büyük kişiliklerdir azizler ve azizeler. Batı’da yani Avrupa’da şehirlerin ve kasabaların koruyucu azizlerinden söz edilir. Bizim azizlerimizi onlarla karıştırmayalım lütfen. Çünkü, onlar atamayla “aziz” olurlar. Kimin … Okumaya devam et Şehrin Azizleri

Sabit Yazı

Eskişehir’in Süper Kahramanı!

Hatırlayanlar olacaktır “Eskişehir’in Kalesi, Hocası ve Süper Kahramanı” başlıklı yazımda şehrimizin kalesinden sözetmiştim. Hocası ve kahramanı hakkında yazmayı ise bir başka yazıya bırakmıştım. Kısmet bugüneymiş. Bu yazımızda kahramanımızı anlatmaya çalışacağım dilim döndüğünce. Eskişehir’in herkesçe bilinen hocası yine bir başka yazıya kaldı. “Süper kahraman” da nerden çıktı diye sorabilirsiniz. Teksas-Tommiks okuyarak büyümüş, ilk okuma zevkini bu tür kitaplardan almış bir kuşaktan geldiğimiz için kahramanlar her zaman ilgimi çekmiştir, … Okumaya devam et Eskişehir’in Süper Kahramanı!