OMM! Lotus Çiçeğinin İçindeki Mücevher

Odunpazarı Modern Sanat Müzesine ilişkin projeyi ilk duyduğumda hayal kırıklığı, endişe ve merak duyguları içinde kalmıştım.

Hayal kırıklığının sebebi proje yeri olarak Odunpazarı’nın seçilmiş olmasıydı. Böyle bir müze için benim hayalimdeki yer Atatürk Stadyumu’nun bulunduğu alandı. Bu hayalimi 2013 yılında yazdığım “Şehir Meydanı ve Üniversite” başlıklı yazımda ifade etmeye çalışmıştım. Merak edenler yazının linkine tıklayabilirler.

Endişemin sebebi de aynıydı. Odunpazarı’nın tarihi ve mimari dokusuyla modern bir yapıyı bağdaştırabilecek bir projenin Eskişehir’de hayata geçirilmesi husunda karamsar düşüncelerim vardı.

Bir de projenin finansörü ve koleksiyoner bakımından sürdürülebilirlik bağlamında tereddütlerim söz konusuydu. Gerçi bir “İstanbul Modern” örneği vardı önümüzde, ama sonuçta Eskişehir bir İstanbul değildi.

Bugün, yani eser ortaya çıktıktan sonra bu endişelerimin yersiz olduğunu görmekten dolayı büyük bir mutluluk duyduğumu belirtmek isterim.

Özür dilerim. Bu ifade çok kuru ve resmi oldu. Paragrafı baştan alıyorum:

Müzeyi gördüğümde ağzımdan “Omm!” nidası çıktı.

“Om mani padme hum!”

Bu bir Tibet mantrası. Bir çeşit zikir de diyebilirsiniz. Anlamı: Lotus çiçeğinin içindeki mücevher.

“Hocam, şimdi de mübalağa sanatının doruklarına çıktınız!” derseniz gücenmem. Şehrimize değer katan işleri takdir ederken, bir Eskişehirli olarak teşekkür borcumuzu yerine getirirken bir miktar mübalağanın sakıncası yoktur diye düşünüyorum.

Keşke, bu güzel eser Hamamyolu’na o malûm “deve hörgücü” yapılmadan önce tamamlanabilseydi. Emin olun OMM’dan sonra hiç kimse o düzova köprüsünü tepemize dikemezdi. Bu lâfım üzerine “mübalağa ediyorsunuz” derseniz, işte ona gücenirim.

Çünkü, OMM şehrimizin vizyonunu genişletebilecek nitelikte bir eserdir. Odunpazarı gibi bir bölgeye hayli hacimli bir yapı bir tüy gibi kondurulmuş. Daha ne olsun! Bu yapıyla bütün şehir halkı, belediyeciler, en önemlisi mimarlık ve GSF öğrencileri deyim yerindeyse kredisi hayli yüksek bir ders almış gibi olacaklardır.

Hafiflik duygusunu yapının içinde çok daha fazla hissediyorsunuz. Bir neşe halinin de bu duyguya eşlik ettiğini söyleyebilirim. Belki müzeyi 6,5 yaşında bir kız çocuğuyla birlikte dolaştığım için böyle hissetmişimdir. Belki de seçilen eserlerdendir. Modern sanat genel zevke hitap açısından riskler barındırır. Bence ilk sergi için yapılan eser seçimleri yerinde olmuş.

Bir hafiflik ve neşe duygusuyla dolmama neden olan şey yapı içerisindeki ışık ve gölge oyunlarına eşlik eden ahşabın kokusuydu belki de.

Kısa bir süre önce Hannover Modern Sanatlar Müzesini ziyaret etmiştim. Koleksiyon, yani müze envanteri açısından bir şey diyemem ama, mimari ve ambiyans bakımından OMM’un daha iyi, çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.

Bir de şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yıllar, yıllar sonra Rana şöyle diyecek Tanrı’nın izniyle: “Bu müzeye ilk kez dedemle gitmiştim.”