ŞEHİR MEYDANI VE ÜNİVERSİTE

turrell-srgm-rendering-2Eskişehir’le ilgili aldığım en güzel haberlerden biriydi. Sadece beni değil pek çok Eskişehir’liyi mutlu etti bu haber. Atatürk Stadyumu’nun bulunduğu yerin meydan olarak düzenleneceği açıklandı. Böylece, şehre ait son derece değerli bir alanın gerçek hak sahiplerinin yani Eskişehir’lilerin hizmetine sunulma olanağı doğmuş oldu.

Atatürk Stadyumu’nun bulunduğu alan gerçekten çok değerlidir. Öylesine değerlidir ki, bu alana değer biçmek imkansızdır bana göre. Arsa değerinden ya da bu alanın getirebileceği ranttan söz etmiyorum kuşkusuz. Bazı şehirlerde öyle yerler vardır ki bunların ekonomik değerini ölçmeniz imkansızdır. Bu değer biçilmezlik bazen tarihten kaynaklanır. Örneğin, Sultan Ahmet Meydanı’na paha biçemezsiniz. Bazen de şehre sağladığı toplumsal faydanın muazzam büyüklüğünden gelir değer biçilmezlik. New York’un Central Park’ı böyledir. Milyonlarca insana nefes alma, metropolün kargaşasından bir an için uzaklaşarak huzur bulma olanağını sağlayan böyle bir alanın ekonomik değerini nasıl ölçeceksiniz? “Huzur” denilen kafa dinçliğini, gönül rahatlığını hangi ekonomik birimle ölçebilirsiniz? Bu türden tarihsel, doğal ya da toplumsal fayda sağlayan yerlerle ilgili konjonktürel faktörlerin etkisiyle alınacak kararlar uzun hatta orta vadede ekonomik açıdan da rasyonel olmayacaktır büyük ihtimalle.

Atatürk Stadyumu’nun başka bir yere taşınacak olması Eskişehir için büyük bir fırsat yaratmıştır. Şehrin yakın geçmişinde karşımıza çıkan benzer fırsatlar maalesef değerlendirilememiştir. Örneğin seksenli yılların başında Porsuk Çayının iki yakasında geniş, ferah alanlar oluşturma imkanı vardı. Yalaman Adasının büyük çay bahçelerini, yazlık sinemaların geniş alanlarını şehir değerlendiremedi. Doktorlar Caddesinde seksenli yıllara kadar çok katlı yapılar bulunmuyordu. Aynı şekilde, otuz sene öncesine kadar Kızılcıklı Caddesi’nde Porsuk boyunca elma bahçeleri uzanıyordu. Fabrikalar Bölgesi şehre bir çeşit Central Park kazandırma potansiyeline sahipti. Hem de şehrin tam dibinde. Hat Boyu ile Çevre Yolu arasında kalan eski mahalleler de modern şehircilik açısından insanın hayal gücünü zevkten uçuracak imkanlar sunuyordu. Hiçbiri değerlendirilemedi ne yazık ki!

Umarız Atatürk Stadyumu’nun taşınacak olması dolayısıyla şehrin ayağına bir kez daha gelmiş olan fırsat bu sefer kaçırılmaz. Bu alan Reşadiye Camii / Merkez Bankası yanındaki meydan ve Vilayet Meydanıyla birlikte düşünülmelidir. Hatta,  o güzel Adliye Binasının arka tarafına sonradan eklenmiş çirkin uzantının yıkılmasıyla şehrin kalbinde birbiriyle bağlantılı irili ufaklı meydanlardan oluşan harika alanlar yaratılmış olacaktır.

Ancak, meydan demek boşluk demek değildir. Meydan insanların toplandığı bir yer olduğuna göre çekici, cezbedici bir unsura sahip olması gerekir. Tarihi meydanlarda bu sorun kendiliğinden çözülmüştür. Ulu bir mabed, görkemli bir saray ya da anıtsal bir başka yapı yüzyıllar boyunca insanları meydana çekmiştir. Yeni inşa edilecek meydanlarda en önemli sorun herhalde bu meydanın çekici unsurunun ne olması gerektiği noktasında düğümlenmektedir. Bu çetin soruya verilecek doğru yanıt meydandan beklenen işlevin doğmasını ve meydanın yüzyılları aşan bir hayatla buluşmasını sağlayabilecektir.

Atatürk Stadyumu’nun bulunduğu alanda oluşturulacak şehir meydanına ne yapılabilir? Biz bu soruya Anadolu Üniversitesi’nin bir yanıtı olduğunu düşünüyoruz.  Gelecekte şehrin kalbini oluşturmasını dilediğimiz bu meydana bir Çağdaş Sanatlar Müzesi yapılabilir. Mimari değeri çok yüksek anıtsal bir yapı olmalıdır bu müze, kültür merkezi ya da adı her ne olacaksa. İstanbul Modern’le rekabet edebilir bir işlev zenginliğiyle donanmalıdır yapımız. Mimari güzelliği ve etkinlikleriyle sadece şehirde yaşayanları değil tüm ülkeyi kendine çekmelidir. Şimdi yazının tam burasında bir parça edebiyat yapmama izin verin lütfen! Daha doğrusu İngilizlerin Hindistan için söyledikleri bir cümleyi, tevazuyu bir kenara bırakarak, zihnimde tasarladığım yapıya uyarlamak istiyorum: Anadolu Üniversitesi yükseköğretimin tacı ise şehir meydanına yapılacak bu görkemli sanat abidesi de tacın tepesindeki mücevher olmalıdır; olması da mümkündür.

Şehir meydanına yapılacak böylesi bir yapının şehre sağlayacağı katkıları sıralamaya çalışarak sizi sıkmak istemem. Meydanla bütünleşmiş bu anıt-eser zamanla şehirle özdeşleşecektir. Bugün İspanya’nın Bilbao şehrini anınca pek çok sanatseverin aklına oradaki Guggenheim Müzesi gelir (Athletic Bilbao futbol takımı da gelebilir; o da iyi bir takımdır). Yüksek hızlı trenlerin kavşak noktasındaki kolay ulaşılabilir bir şehir için bu ne büyük kazanımdır.

MUZE IC DIS CEKIM_010Böyle bir yapıyı idare ve idame ettirme yeteneği şehrimizde sadece Anadolu Üniversitesinde mevcuttur. Ne belediyelerimiz, ne kültür müdürlüğümüz ne de bir başka kurum bu tarz bir sanat merkezini sürdürülebilir şekilde idare edebilir. Bunun için herşeyden önce elinizde zengin bir sanat koleksiyonunuz olmalıdır. Zengin bir koleksiyon oluşturmak ise her şeyden önce kurumsal uzmanlık gerektirir. Uzmanları bir şekilde bulsanız bile zamana ihtiyacınız vardır. Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi yıllar içinde zenginleşmiş harika bir koleksiyona sahiptir. Bu koleksiyonda Abidin Dino’dan Erol Akyavaş’a; Feyhaman Duran’dan Kuzgun Acar’a pek çok yerli ve yabancı sanatçının eserlerini bulabilirsiniz. Bugün bu kıymetli eserler Yunus Emre Kampüsü’ndeki müze binasında sergilenebilmektedir. Haliyle izleyici sayısı sınırlı kalmaktadır. Bu eserlerin ve müzenin diğer etkinliklerinin şehir meydanına taşınması gerekir.

Mimari değeri yüksek, prestijli bir müzeyle Eskişehir’e Vincent van Gogh sergisini getirmek hayalcilik olmaz. Böyle bir modern sanat merkeziyle donanmış meydandan yayılacak ışıltı hiç kuşkusuz tüm şehrin estetik anlayışını geliştirecektir. Bunun için şehir ve üniversitenin elele tutuşması yeterlidir.

Yazının neresine koyacağımı bilemediğim bir anektod: Bir arkadaş grubuyla şehir meydanı hakkında konuşurken, stadyumdaki kalelerden birinin Eskişehirspor’un geçmişteki maçlarının anısına yeni meydanda bırakılabileceği fikri ortaya atıldı. Sizce de çok sevimli bir fikir değil mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s