KAMPÜSLERİMİZDE YAPILACAK ÇOK İŞ VAR

2eylulDijital saatin ordan kalkacağını ve yurtlar bölgesinin kampüsle bütünleştirileceğini söylemiştik. Ama daha yapılacak çok iş var.

Her şeyden önce öğrencilerimizi ve personelimizi tramvaydan indikten sonra kolaylıkla kampüse ulaştırmanın yolunu bulmalıyız. Biliyorsunuz tramvay kampüse kadar gelemiyor. Öğrencilerimizin derslerine ve sınavlarına yetişmeleri bazen sorun olabiliyor. Kış gelince sıkıntı artıyor.

Yunusemre Kampüsü için tramvay durağı ile kampüs arasında sürekli ring seferleri yapan bir araç düşünebiliriz. Bu araçlar elektrikli olmalı mümkünse. Böylece kampüs içinde bir yerden bir yere gitmek isteyenlere de kolaylık olur.  Yazın bu aracın bütün camları açılabilmeli. İstanbul’un eski tramvayları gibi.

İkieylül Kampüsünde ulaşım ciddi bir sorun. Mesafeler de daha uzun. Eskiden, Yıldız Durağı denilen noktadan (Muttalip Caddesinin başı) İkieylül’e kısa aralıklarla seferler yapan, tasarımına özen gösterilmiş araçlar ilk akla gelen çözüm gibi görünüyor. Ancak, esas köklü çözüm tramvayın kampüse girmesini sağlamak. Bunun için Büyükşehir Belediyesi nezdinde girişimde bulunulması gerekir.

İki kampüsü birbirine bağlamalıyız. Mevcut yönetim bağlantıyı trenle sağlayacaktı! Olmadı haliyle. Otobüs bisikletservisinin dışında pratik bir çözüm daha var. Özellikle, öğrencilerimizin ve sporu seven çalışanlarımızın çok hoşuna gidebilir bu seçenek. İki kampüs arasında çevre yoluna paralel güvenli bir bisiklet yolu yapılabilir. Tabii, bunun için de belediye ile işbirliği yapmamız gerekir. Kampüslerimizde bisiklet kullanımını ayrıca teşvik etmeliyiz.

Kampüslerimizdeki bütün binalar iç mimarlarımızca yeni bir anlayışla elden geçirilmelidir. Küçük dokunuşlarla yaşadığımız mekanları güzelleştirebiliriz. Bunun için biraz boya ve zevk sahibi (Üniversitemizde ince bir zevke sahip çok sayıda profesyonelimiz var) olmak yeterli. Uygun yerlere konulmuş tablo, heykel vb. sanat eserleri (GSF’nin atölyelerinde değerlendirilmeyi bekliyorlar) bir binanın havasını tümüyle değiştirir. Ayrıca, bina aralıklarında bulunan boşlukları huzur dolu minik bahçecikler veya Zen bahçeleri şeklinde düzenlenleyebiliriz.   Örnek için vakit bulduğunuzda İİBF binalarını gezmenizi öneririm. Bütün bunlar için, yani kampüslerimizin her santimetrekaresini gelişmiş bir zevkle değerlendirmek amacıyla sürekli kampüsü düşünen ve gözleyen bir ekip oluşturmayı düşünebiliriz.

Mevcut binalar en kısa sürede engellilerin erişimine uygun hale getirilmeli. Zaten bu yapılmadığında ağır cezaları gerektiren yasal zorunluluk var. Yeni yapılacak binalarımızın da mutlaka engelli erişimine uygun olarak inşa edilmesi gerekir. Engelli erişimi denilmesi lafın gelişi. Bu konuda getirilmiş standartlar aslında engelli olsun olmasın bütün insanların günlük hayatını normal bir şekilde sürdürebilmesini sağlayan düzenlemelerdir. Çocuk arabasıyla kampüste dolaşan bir anneyi ya da yaşlı bir insanı gözünüzün önüne getirin.

Japon Bahçesini ve Cumhuriyet Kapısı girişindeki koruyu öğrencilerimize açmalıyız. Koru içindeki gözlerden ırak kalmış anfi tiyatroyu öğrencilerimizin her türlü sosyal etkinlikte (konser, tiyatro, serbest kürsü) kullanmalarına izin vermek ne kelime, teşvik etmeliyiz.

Sadece bahar şenliklerinde açılan öğrenci panayırlarını sürekli hale getirebiliriz. Öğrencilerimizdeki girişimcilik ruhunu canlandırmak için iyi bir yöntem olabilir bu. Özellikle, GSF ve moda tasarımı öğrencilerimiz kendi ürünlerini buralarda satabilirler. Böylece, sanat eseri edinme alışkanlığını da yerleştirebiliriz. Moda tasarımı bölümü sayesinde öğrencilerimiz ikinci bir örneği olmayan özgün giysiler giyebilirler.

kay2Öğrencilerimiz genç, dinamik, hareketli, eğlenme ve oyun ihtiyacı olan insanlar. Bazen kay-kay ya da patenle dolaşan gruplar görüyorum kampüs içinde. Kaldırım kenarlarında veya merdiven basamaklarında, hiç de elverişli olmayan hatta tehlikeli diyebileceğimiz koşullarda akrobatik hareketler yapmaya çalışıyorlar. Bunlar için iyi ve saf malzemeden yapılmış (mermer, çelik vb.) parkurlar yapabiliriz. Hatta bunları bir çeşit heykel tasarımları olarak düzenleyebiliriz.

Amfisiz okul kalmamalı. Liseyi bitiren bir gence üniversiteye geldiğini hissettiren en önemli unsur büyük ve gösterişli amfilerdir. İstanbul Hukuk Fakültesinin büyük amfisine ilk defa adım attığım günü hala hatırlarım. O kocaman kürsünün ardında büyük hocaların daha da büyüdüğünü hissederdim. Dinlediğimiz dersler de ayrı bir önem ve büyüklük kazanırdı.

Yunusemre Kampüsünün önünden bir sulama kanalı geçiyor biliyorsunuz. (Kampüste bu kanalda yüzmüş kaç insan vardır acaba? İtiraf ediyorum, ben çocukken bu kanala girdim. Çocukluğumun bu civarda geçtiğini yazmıştım hatırlarsanız). Şimdi, bu kanal ve içinde akan su aklınıza kampüsün girişine ilişkin bazı hoşluklar getirmiyor mu? Fıskiyeler, ışık oyunları falan? Boydan boya upuzun bir kanal. DSİ izin vermez mi dediniz? Niye vermesin ki?

Eskişehir bir kış memleketi. Ama hiç kış bahçemiz (cam sera) yok. Her iki kampüste, ama İkieylül pgardenKampüsünde mutlaka kafe olarak da kullanabileceğimiz kış bahçelerimiz olmalı. Yağmur yağarken ya da tepemizde kar varken sıcak kekler, pastalar eşliğinde çay-kahve içmenin keyfinden kendimizi niye yoksun bırakalım. Belediyelerimize de örnek oluruz.

Çay-kahve deyince; kantinlerimizde, lokallerimizde taze filtre kahve sunmalıyız öğrencilerimize ve çalışanlarımıza. Üçü-beşi bir arada türünden saçmalıklara mahkum olmamalıyız. Okullarımızın koridorları taze kahve kokmalı. Bu küçük detayın yaşama sevincimize önemli bir katkı sağlayacağını garanti ediyorum.

Daha çok şey yapabiliriz. Eminim sizlerin de kampüslerimize ilişkin çok daha güzel ve heyecan verici fikirleriniz vardır. Artık kim yapar bilemiyorum? Önemli olan birilerinin bunları yapması.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s