Merhaba!

Aradan çok zaman geçti. Blogdaki yazılarıma uzunca bir süre ara vermiştim.  İtiraf etmeliyim ki bloğun yayında olmadığı o günlerde tekrar yayına geçme fikri kafamı hep meşgul etti. Blog takipçisi dostlarımızın teşvik edici sözleri de sizlerle yeniden buluşmamda etkili oldu. Bundan önceki bloğun amacı (rektörlük seçimleri) belliydi. Şimdi daha serbest bir şekilde, daha geniş bir alanda düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Düşünce, kültür, sanat, şehir, üniversite, olabilirse gezi izlenimleri ağırlıklı bir blog olmasını arzuluyorum bu sefer. Tabii bu toprakların kadim sorusu “n’olacak bu memleketin hali?” sorusuna da cevaplar aramaya çalışacağız. Zaten her mevzu kaçınılmaz olarak bu soruya gelip dayanacaktır.

Eski yazıları merak edenler için onları da “Nafile Yazılar” başlığı altında bir araya getirdim.

Bu sefer bloğumda sadece kendi yazılarıma yer vermeyeceğim. Sevdiğim, etkilendiğim ya da bir nedenle dikkat çekmek istediğim yazıları da sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Hatta bu işi hemen yapacağım. Aşağıda Macaristan’dan bir yazarın (Dezsö Kozstolanyi, 1885-1936) Türkçeye “Gecekuşu Kornelius” adıyla çevrilen romanından alınmış kısa bir bölüm bulacaksınız.  Alıntı kısa öykü tadında. O yüzden zevkle okuyacağınızı umuyorum. Ummak ne kelime eminim zevkle okuyacağınızdan. Ayrıca, öykü bizimle ilgili. Ben bu öyküyü okuduktan sonra Macarları daha çok sever oldum.

D. Kozstolanyi’yi yakın zamanlara kadar ben de bilmiyordum. Sadettin (Aygün) Hoca sayesinde tanıdım kendilerini. Tanışmamızın hikayesi de ilginç:

Sadettin Hoca, Ankara’da dolaşırken bir üst geçitte üniversite öğrencisi bir kızın mektup gibi katlanmış bir şeyler sattığını görmüş. Dünyanın çeşitli ülkelerinden kısa öyküler varmış bu mektupların içinde. El yazısıyla yazılmış, fotokopiyle çoğaltılmış. İki liraya satıyor kızımız bunları. Sadettin, duyarlı adam tabii. Kız onun için bir mektup seçiyor. Macaristan’dan yıllar önce gönderilmiş bir mektup almışcasına açıp okuyor, heyecanla. Oğlum ve ailesinin bir süredir Budapeşte’de yaşamaları dolayısıyla Macaristan’a ilgimi bilen dostum ilk fırsatta benimle paylaşıyor bu güzel kısa öyküyü. Ben de sizlerle paylaşıyorum.

“330 Sözcük” İsimli öyküyü okumak için tıklayınız lütfen!

Öykünün İngilizcesini okumak isteyenler de buraya tıklayabilirler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s