Kategoriler
Portre

Sadettin!

Sadettin Hoca’nın 50. Sanat Yılına Armağan Sadettin’den önce onun desenleriyle tanıştım. 70’li yılların sonlarına doğru olmalı. Anadolu Lisesinde öğrenciydim. Yediler’de, yerinde yeller esen Emek Kafe’nin tam karşısında küçük bir kitapevi vardı. Sanat ve düşünce dünyasına yönelik ilgilerimizin yeni yeni uyandığı dönemler. Benzer ilgilere sahip gençlerin uğrak noktalarından bir kitapevi. Burhan (Erdem) abiyi de orada tanımıştım. […]

Kategoriler
Üniversite Portre

Doç. Dr. Cem Doğramacı

UYARI: Bu yazıda anlatılan kişiler ve olaylar tamamen kurgu ürünüdür. Yaşayan, ölü ya da henüz ölmemiş kişilerle olan benzerlikler bir tesadüf eseridir. Ancak, sözü edilen kişileri yaratan sosyal ve kültürel koşullar yazıda anlatılanlardan çok daha gerçektir.
18 yaşını doldurmuş olsa da üniversite öğrenimine devam eden gençlerin bu yazıyı okumaları tavsiye edilmez. Bu uyarıya rağmen okumakta ısrar ederlerse olası psikolojik travmaların yol açacağı davranış bozukluklarından dolayı yazar hiçbir sorumluluğu kabul etmez.
Araştırma görevlilerinin, bu yazıyı bölüm başkanlarının ya da anabilim dalı başkanlarının refakatinde okumaları uygun olur.

Kategoriler
Portre Şehir

My Name is Borazan, Ekrem Borazan!

Ekrem’in dedesi askerde borazan çalarmış. Soyadının hikayesi bundan ibaret. Rahmetli dede kolaycılığa kaçarak listeden rastgele bir soyadı seçebilirdi. Pek çoklarının yaptığı gibi nüfus memurlarının yakıştırdığı münasebetsiz bir isme de rıza gösterebilirdi! Ya da günün modasına uyarak yiğitlik ve kahramanlık çağrıştıran hamaset yüklü bir soyadı alabilirdi kendisine. Bunların hiçbirine tenezzül etmemiş. Bir medeni cesaret örneği göstererek […]

Kategoriler
Kitap Portre

Minareden Aşağı Bıraktığı Çamaşır İpi ile Çizgiler Çizen Adamın İnsan Denizindeki Hırçın Dalgaları Göğsünde Sönümlendirmesi

Tanışıklık Barışıklık getirir Hüzüntü 38 Tan Oral yeni çıkan kitabını imzalayarak göndermiş. Sağ olsun! Yukarıdaki başlıktan sonra hayli sıkıcı bir giriş cümlesi, farkındayım. Tan Oral, okurlarının imza taleplerini geri çevirmez elbet. Kitabın tanıtım toplantısına katılamama rağmen, Sadettin aracılığıyla gönderdiğim selamıma kitabını imzalayarak mukabelede bulunması ne kadar incelikli bir davranış. Çok sevindim gerçekten! Çünkü, ismi bende […]

Kategoriler
Müzik Portre

Türk Sanat Müziği Gibi Adamlar!

Ve kadınlar tabii ki… Bazı insanlar kendilerini nereye koyacağımı bilemediğim bir duygu uyandırırlardı bende. İlk kez Konservatuvarda klasik batı müziği öğreten bir hocadan duyduğum bu nitelendirme, yer belirleme sorununu güzel bir şekilde çözdü benim için. “Türk Sanat Müziği tipli” demişti bir tanıdığı hakkında. O güne kadar zihnimde nereye ait oldukları belli belirsiz dolanıp duran pek […]

Kategoriler
Portre Şehir

Rüyalarında Bile Yürümeyen Adam

Adı, Mesud. Doğuştan engelli; yürüyemiyor. Tekerlekli sandalyeye mahkûm birine Mesud isminin verilmesindeki trajik duruma dikkatinizi çekecek falan değilim. Çünkü, böyle bir durum yok! “Tekerlekli sandalyeye mahkûm” klişesi Mesud için zaten çok fazla. Bir kumanda çubuğu ile idare ettiği akülü arabası üzerinde hiç de bir mahkûm gibi durmuyor. Sağlam, güvenilir bir duruşa sahip. Kesinlikle ezik biri […]

Kategoriler
Kitap Portre

“Dedem Mehmet Rıfat”

Kendi dedemden söz etmiyorum. “Dedem Mehmet Rıfat“ grafik sanatçısı ve reklâmcı Uğurcan Ataoğlu’nun dünya gözüyle tanıyamadığı dedesinin anısına yayımladığı kitabın ismi. Kitabı ilk kez A.Ü Çağdaş Sanatlar Müzesinde gördüm. Uğurcan Ataoğlu’nun işlerinden oluşan kişisel bir sergi vardı Müzede. Sanatçının yayımladığı kitaplar da bir sehpa üzerine öylesine bırakılmış gibi duruyordu. Kitaplara elimi sürüp sürmemek konusunda kısa bir […]

Kategoriler
Üniversite Portre

“Sabri Hoca”

  Hep merak etmişimdir: Acaba başka kültürlerde de “hocam” hitabı bizdeki anlam zenginliğine sahip midir? Ben ‘hocam’ seslenişinin dünyanın hiçbir yerinde bizdeki anlam ve duygu zenginliğini yansıtmadığına inanırım. Belki uzak doğu kültürleri bu genel yargının bir istisnası olarak gösterilebilir. Bu hitap tarzında derin ve içtenlikli bir saygının izleri hissedilir. Hiç kuşkusuz, pek çok şey gibi […]